EŞİĞİN UCUNDA
Tekerlekli sandalye üzerinde hayatını geçiren adam... Tek kelime edemeyen bakıma muhtaç adam. Konuşmayı sevmiyor ağzını bıçak açmıyordu. Evlatları ona yardım etmeyince kendine hizmetçi tutan varlıklı adam evde zindan hayatı yaşıyordu.
Evlatları onunla konuşmuyor, adam o evde ölürken tek yaptıkları parasını yemekti. Beykoz'da köşkünde denize bakarken kitap okumayı severdi. Yalnızlığını dindiren tek şey kitap okumaktı, o kitaptaki insanlarla arkadaş olabiliyordu. Kitaptaki hayatları okurken kendini o hayatları yaşıyor gibi hissediyordu ve bu ona haz veriyordu. Yine bir gün başka bir hayat yaşarken kitabı kapatıp denize bakındı derince nefes alıp verdi. Etrafına bakındı bir kadın aşağıda sandalyesine oturmuş kitap okuyordu, adam ise kadına dalıp onu seyretmeye başladı. Saniyeler dakikaları kovaladı dakikalar saatleri adam kadını seyretmeye devam ediyordu. Kadın kitabını ve sandalyesini alıp içeri giderken adamı görüp gülümsedi. Adam o gün bir şey yemedi ve hemen uyudu, kalkıp yıllar sonra dışarı çıktı kitabıyla kitabını dışarıda okumaya karar vermişti. Belki kadını bir daha görebileceği içindi. Kadın yine sandalyesi ve kitabıyla dışarı çıktı, adamın yanına yerleşti ve onunla beraber saatlerce kitap okuyup başkalarının hayatlarını yaşadılar. Hiç bir konuşma geçmiyor sadece bakışıp gülümsüyorlardı. Bir türlü kitap okumaya odaklanamıyordu adam, kadına bakınıp duruyordu... Bir şekilde odağını toplayıp kitap okumaya devam etti. Uzun zaman sonra mutluluk duygusunu içinde hissetti. Kadının yanında saatlerce kitap okudu, kadın üşümeye başlayınca içeri geçti. Tek kelime etmediler sadece gözleri ile konuştular. Adam mutlu bir şekilde içeri geçti, adam ve kadın bu olayları sürekli rutin haline getirdiler, sürekli beraberler ve gözleri ile konuşuyorlardı. Her akşam onu düşünerek uyuyor, sabah kalkınca yine onunla oluyordu, kitaplar artık başka hayatlar olmuyordu onunla kurduğu hayallere dönüşmeye başlıyordu. Şarkı dinlediğinde bile sözler artık hep o kadını anlatıyordu. Günler geçti sürekli kitap okuyan çiftimiz bir gün rutinlerini tekrarlayamadılar, adam yine tekerlekli sandalye ile denize bakınırken kadın yoktu. O gün gelmemişti, adam o geceye kadar kadını bekledi, bekledi... İçerinden kendine kalın bir şeyler alıp dışarıda kadını beklemeye devam etti. Kadını beklerken uyuyakaldı. Üşüyerek uyudu, sabah kalktığında kadın yine onun yanında değildi ama kadının evine bir kaç kişinin girdiğini gördü, yabancı insanları anlayamadı, bekledi içeriden o kadın çıktı çantası ve valiziyle... Adam ne olduğunu anlayamadı ve kadına doğru sandalyesi ile ilerledi. Adam kadının camına bakıp yabancıların camdan bir şeyler söktüğünü fark etti, gözlüğünü takıp ne yazdığına baktı. Satılık yazıyordu adamın gözleri doldu ve kadına bakındı. Ağlayarak kadının gözlerinin içine baktı konuşmayıp bakıyordu. Kadın adamın o haline üzülüp arkasını döndü, yürümeye başladı. Kadının topuklusunun sesi beyninde çınlıyordu. Adamın ağzından bir kaç kelime çıktı:
-S-seni..
Kadın adamın sesine aldırmayıp yürümeye devam ederken, adam bağırdı:
-Seni seviyorum gitme, sana ihtiyacım var.
Kadının gözünden yaş geldi arkasına bakınmadan yürümeye devam etti. Adam bağırmaya devam etti, ağlayarak bağırıyordu. Sandalyesine vurarak kadını sevdiğini tekrarladı gitmemesini istedi. Kadın gözlerinin önünden kaybolunca hızlıca eve geçti, o günü bir şekilde bitirdi. Ertesi gün balkona çıkıp kitap okumak yerine kadının gittiği yere odaklandı belki geri döner diye, göz yaşlarıyla kadının gittiği yere bakarak aylar geçirdi.
Kadın bir daha dönmeyecekti, anladı... Kitabını alıp balkonunda kitap okurken, her kitap o kadını hatırlatıyordu, hatırlatan kitapları yere attı, raflarını yıktı radyosu bir daha şarkı çalmasın diye kırdı, kitap okumayı bıraktı eline sigarasını aldı camdan dışarıya bakarak sigarasından duman aldı. Kendini eşiğin ucunda hissetti ve kendini bırakmaya hazırdı, onun yalnızlığını giderecek ne kitabı ne kadını kalmıştı zipposunu yakarak kitapların arasına attı sigarasından dumanlarken evin içindeki sıcaklığı hissetti, içeriye geçti kitaplarla beraber ölmeyi bekledi. Başka hayatlar ile kendi hayatını yaktı. Kendisini yalnızlığı ile eşiğin ucundan bıraktı. Tüm hayatlar kül oldu ve havaya karıştı.
Yorumlar
Yorum Gönder