Kayıtlar

Hayatın anlamı "O" mu?

    Hayata anlam katan nedir? Ailen mi yoksa kız veyahut erkek arkadaşın mı? Eğer bunlardan biriyse, bir hayatı birine bağlamak ne kadar doğru? Hayatınızın anlamı kaybolduğunda hayatınız mı bitecek? Daha nefes alamayacak mısınız? Bunları şuan yaşıyor isen zorlanıyor musun? Onu göremediğin için üzülüyor musun? Geceleri onu tekrar görmeyi dileyip, anılarınız aklına geldiğinde ağlıyor musun? Söyledikleri mi aklına geliyor? Herkes elbette bu duyguları yaşayacak, belki de yaşadı.     Bir zamanlar İstanbul Sarıyer'de bir çocuk doğmuş. Etrafında kendisine bakan iki insan görür. Biri kadın biri erkek. Sanki sonsuz bir sevgi besliyorlardı kendisine, çocukta verilen bu sevgiye karşılık verip hayatının anlamına anne ve babasını koyar. Çocuk büyüdüğünde, onu anaokuluna bırakıp anne ve babası eve gittiğinde çocuk ilk ayrılıkla tanışmış olur. Gün boyu ağlar göz yaşlarını durduramaz. Sonsuz sevgi beslediğin iki insan onu sanki yüzüstü bırakıp gitmiş gibi. Geri gelip gelmeyeceklerin...

Karanlık Su Hüzünü

                Şiir okumayı, dinlemeyi, yazmayı sever misiniz?     Bence herkes şiiri sever, en azından duygusal boşluklarınızda bir şeylerde olsa karalamışsınızdır. Ayrıca şiir sevmeseniz şuan bu şiir hakkında yazdığım yazıyı okumuyor olurdunuz. Şiir insanın içindekileri dökme sanatıdır bence, insan o an ne hissederse onu yazar, dışından bağıramadıklarını şiirine yansıtır. Şiiri siz yazmazsınız, o an düşünceleriniz kelimeleri yerleştirir. Edebiyat genel olarak böyle bir şeydir, siz düşünürsünüz eliniz kendi kendine karalar.     Karalamak, duygumuzu en iyi betimleme şeklimiz değil midir? Öyle, kesinlikle. İnsanlar karalama ihtiyacını her zaman duyar, siz de boş olduğunuzda kalemi alıp saçma sapan çizgiler atmadınız mı? Sürekli yaparız, şimdi asıl konumuz Karanlık Su karalaması hakkında konuşmak istiyorum.     Şiirin yazarı ölümü çokça betimlemiş, ölenlerin arkasından ne kadar üzüldüğünü anlattığını görüyoruz. Ka...

ŞİİR İNCELEME MAKALESİ

        GİRİŞ Şiir, duygularımızı anlatma biçimidir. Şiirde dil duyguları tanımlamada yardımcı olur. Üstü kapalı ya da direkt anlatmak istenilen anlatılır. Çalışmamızda yer vereceğimiz şiir “Karanlık Su” şiiridir. Saf şiir anlayışıyla yazılmıştır. Saf şiir, toplumsal meseleleri bir yana bırakıp bireyselliğin ön planda tutulduğu şiir anlayışıdır. Fransız şair Charles Baudelaire ve Stephane Mallerme öncü olmuştur. Duygular doğrudan değil üstü kapalı şekilde, meteforlaştırılarak anlatılır. Sade bir dil yerine, karmaşık ifadelerle doludur.                        1.       Şiir: “Karanlık Su” Bu karanlık suda, bitmez matem ve hicran. Kaldırır mı bu kadar ayrılığı bu vicdan? Günlerce karanlığa bakar bu gözler, Sevdiğine kavuşturması için hayır bekler bu akan sudan.   Akıp giderken karanlık su, arkasında gözler nemli. Karanlık suda yüzenler neden bu kadar elemli? Kaybolan...

KARANLIK SU

  Bu karanlık suda, bitmez matem ve hicran. Kaldırır mı bu kadar ayrılığı bu vicdan? Günlerce karanlığa bakar bu gözler, Sevdiğine kavuşturması için hayır bekler bu akan sudan.   Akıp giderken karanlık su, arkasında gözler nemli, Karanlık suda yüzenler neden bu kadar elemli? Kaybolanlar sevdiklerine edemiyor veda, Yüzenler bu yüzden bu kadar kederli.   Yüzenler düşünüyor görebilecek miyiz Fecri, Düşündükçe doluyor   gözleri. Kaybolanlar mutlu kayboldukları için, Kurtulmak isteselerdi çırpınırdı her biri. Nakarat: Her biri düşünce bu karanlığa, Ulaşacak yakında aydınlığa, Aydınlık dolu yalnızlık, Bu yalnızlık uzanıyor sonsuzluğa. Saf (Öz) Şiir        

EŞİĞİN UCUNDA

    Tekerlekli sandalye üzerinde hayatını geçiren adam... Tek kelime edemeyen bakıma muhtaç adam. Konuşmayı sevmiyor ağzını bıçak açmıyordu. Evlatları ona yardım etmeyince kendine hizmetçi tutan varlıklı adam evde zindan hayatı yaşıyordu.     Evlatları onunla konuşmuyor, adam o evde ölürken tek yaptıkları parasını yemekti. Beykoz'da köşkünde denize bakarken kitap okumayı severdi. Yalnızlığını dindiren tek şey kitap okumaktı, o kitaptaki insanlarla arkadaş olabiliyordu. Kitaptaki hayatları okurken kendini o hayatları yaşıyor gibi hissediyordu ve bu ona haz veriyordu. Yine bir gün başka bir hayat yaşarken kitabı kapatıp denize bakındı derince nefes alıp verdi. Etrafına bakındı bir kadın aşağıda sandalyesine oturmuş kitap okuyordu, adam ise kadına dalıp onu seyretmeye başladı. Saniyeler dakikaları kovaladı dakikalar saatleri adam kadını seyretmeye devam ediyordu. Kadın kitabını ve sandalyesini alıp içeri giderken adamı görüp gülümsedi. Adam o gün bir şey yemedi ve hemen...

HÜRRİYET KASİDESİ

HÜRRİYET KASİDESİ Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selâmetten Çekildik izzet ü ikbal ile bâb-ı hükûmetten Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten Hakîr olduysa millet, şânına noksan gelir sanma Yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr-ü kıymetten Vücûdun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır Ne gâm râh-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten. Muini zâlimin dünyada erbâb-ı denaettir Köpektir zevk alan, sayyâd-ı bi-insâfa hizmetten Hemen bir feyz-i bâkî terk eder bir zevk-i fânîye Hayatın kadrini âli bilenler, hüsn-i şöhretten. Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten. Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten Felekten intikam almak, demektir ehl-i idrâke Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedâmetten Durup ahkâm-ı nusret ittihâd-ı kalb-i millette Çıkar âsâr-ı rahmet, ihtilaf-ı rey-i ümmetten Eder tedvîr-i âlem bir mekînin kuvve-i azmi Cih...